Risale-i Nur'da ara ve doğrudan okumaya geç
708

Hakikat Işıkları

Herkes bilmez gökte ne var,
Görür onu göz sâhibi
Parıldıyor güneş kadar;
Hakikati ummân gibi.
.
İster gönül elbet huzur,
Âhir demde etmiş zuhûr,
Âlemlere doğmuş o nur;
Gökten inen fermân gibi.
.
Ferdiyeti elhak ayân,
Odur gönüllere sultan,
Var bilmem ulu bürhân;
Bu Bediüzzaman gibi.
.
Lisânından saçılır nur,
Cinnî okur, insan okur,
Hûr‑u Cennet işte bu Nur”;
Gönüllerde cânân gibi.
.
Âhirzaman esrârını,
İhbar‑ı gayb envârını,
Attı âlem ekdârını;
Doğdu şems‑i tâbân gibi.
.
Semâvâttan rahmet indi,
Akan göz yaşları dindi,
Küfr ü dalâl yıldı, sindi;
Görünmeyen şeytan gibi.
709
.
Söndü hâin fa'âliyet,
Yıkıldı o deccâliyet,
Halâs buldu İslâmiyet;
Tahta çıkan hâkan gibi.
.
Ey yâreli şîr‑i jiyan,
Bu hâb‑ı gafletten uyan,
Âlemlere devr‑i umran;
Asr‑ı nüzûl-i Furkàn gibi.
.
İklimlerde îmân yeli
Eser, gönüller neş'eli;
Öpsem, o gül kokan eli,
O bülbül‑ü handân gibi.
.
Âdemoğlu necât arar,
Hak dâveti Nurlarda var,
Ey şehriyâr‑ı şehriyâr!.
Sensin bize sultan gibi.
.
Arşa çıkan feryâdımız,
Alındı şimdi dâdımız;
O sevgili Üstadımız,
Gönülde Süleyman gibi.
.
Ey ekmel‑i âhirzaman,
Sensin mahbûb‑u Müsteân,
Fedâ sana bu cism ü can;
Hak yolunda kurban gibi.
.
Said’i beklerdi yıllar,
Sensin gönülde muntazar,
Peygamberim vermiş haber;
Olma bize pinhân gibi.
710
.
Perdelenmişse zuhûrun,
Gizlenmez haşmetli nurun,
Gölgesi olmaz ki nurun;
Firdevs’teki cânân gibi.
.
Ey hatîb‑i devr-i zaman!
Sürûr buldu kevn ü mekân;
Seni bekler gizli ayân,
Hep hastalar Lokman gibi.
.
Nur yolunun kurbanıyız,
Kehkeşânın sâmânıyız,
O ateşin dumanıyız;
Ateş yanan külhan gibi.
.
Ra'nâ rengin güle benzer,
Ravh üfürür, kokun eser,
Ufkumuzda oldun seher;
Tam ağaran bir tan gibi.
.
Ey cilvesi zâhir rahmet,
Bâri bizlere imdâd et,
Kulun olmak diler elbet;
Bahçenizde fidan gibi.
.
Pes gönlümüz hep dâim pes,
Ey ağlayan, feryâdı kes!
Boş geçmesin hiçbir nefes,
ALLAH bes, gayrı heves.”
Mehmed Kayalar
711

Gönüller Fâtihi Büyük Üstada

Medine‑i Münevvere’de bulunan mühim bir âlimin, Risale‑i Nur hakkında yazdığı bir manzûmesidir.

Gönüller Fâtihi Büyük Üstada

Nuruyla bütün gönlümü fetheyleyen Üstad!
Gönlüm seni kudsî heyecanlarla eder yâd.
.
İlhâmıma can geldi berâet haberinle,
Mü'minleri şâd eyleyen ulvî zaferinle.
.
Sıyrıldı ufuklardan o kasvetli bulutlar;
Göklerde melekler, bu büyük bayramı kutlar.
.
Milyonların îmânını kurtardı cihadın,
Par par yanar îmânlı gönüllerdeki yâdın.
.
Coşturmada îmânları, binlerle vecîzen,
Tarihini, kudsî heyecanlarla süzerken.
.
İlhâmımı mestetti tecellâ‑yı cemâlin;
Fâtih gibi rehberleri andırmada hâlin.
.
Dağlar gibi, sarsılmadın en korkulu günlerde;
Her ânı ölümler dolu tazyîkin önünde.
.
Dünyalara dehşet salıyor sendeki îmân,
Sarsılmayan îmânına düşman bile hayran.
.
Rehber sana, zîra, Yüce Peygamberimiz”dir;
Ölmez eserin, gençliğe gösterdiğin izdir.
.
Kur'ân‑ı Kerîm’in ezelî feyzine erdin;
İnsanlığa îmân ve kemâl dersini verdin.
.
Ey başlara Cennetlerin ufkundan inen tâc!
Âlem senin irfanına, irşadına muhtaç.
.
Deryâ gibi nurlar taşıyor her eserinden;
Allah’a giden Nurcuların rehberisin sen!
.
Milyonları deryâ gibi coşturmada Sözler”;
Cennet’teki âlemleri seyretmede gözler.
.
Hikmet dolu her cümlede, Kur'ân’daki Nur var;
Her Lem'ada bin bir güneşin huzmesi çağlar.
712
.
Nur yolcusu, insanlığa örnek olacaktır;
Kudsî heyecanlarla gönüller dolacaktır.
.
Mefkûresi günden güne erdikçe kemâle,
Gark olmada âlemi en tatlı visâle.
.
Coştukça denizler gibi kalbindeki îmân;
Bin ders‑i hakikat veriyor rûhuna Kur'ân.
.
Âzâdedir, İslâmı saran tehlikelerden;
Da'vâsı temiz çünkü siyâsî lekelerden.
.
Her hamlesinin kuvve‑i kudsiyesi vardır;
Vicdânları mesteyleyen ulvî sesi vardır.
.
Aşkın ezelî sırrına erdikçe gönüller,
Yer yer donatır ufkunu sevdâ dolu renkler.
.
Bir ülkeyi baştan başa fetheyledin ey Nur!
Nurun olacaktır bütün insanlığa düstur.
.
Kur'ân seni te'yid ediyor mu'cizelerle;
Ey şânlı gönül fâtihi hiç durmadan ilerle.
.
Tarih‑i hayatın doludur hàrikalarla;
Hiç sönmeden âlemde, güneşler gibi parla.
.
Manzûme‑i şemsiyeyi temsîl ediyorsun;
Heybetli fezâlarda, hız almış gidiyorsun.
.
Îmânlı nesiller seni takib edecektir;
Yıllarca, asırlarca peşinden gidecektir.
.
Tarihi aşarken, sen, o îmân dolu hızla;
Milyonları aşmış bütün evlâdlarınızla.
.
Birden açılır rûhuma esrârlı bir âlem;
Vasfeyleyemez aşkımı, şiirimdeki nâlem
ALİ ULVÎ